KONYA’NIN MANEVİ MİRASI AKADEMİK BİR BÜTÜNLÜKLE ELE ALINDI
Uluslararası Konya’nın Manevi Mimarları Sempozyumu, şehrin farklı dönemlere yayılan inanç ve kültür tarihini bir araya getirdi. Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) ev sahipliğinde ve Eğitim-Bir-Sen’in katkılarıyla düzenlenen Uluslararası Konya’nın Manevi Mimarları Sempozyumu tamamlandı. Konya’nın antik çağlardan günümüze uzanan manevi ve kültürel birikimini farklı dönemler ve şahsiyetler üzerinden ele alan sempozyumun ardından, NEÜ Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ömer Soner Hunkan ile Tarih Bölümü Başkanı ve Uluslararası Rumi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Mustafa Akkuş, organizasyonun içeriği ve akademik çıktıları hakkında değerlendirmelerde bulundu. Sempozyumun özgün yönüne dikkat çeken Prof. Dr. Ömer Soner Hunkan, Konya’nın yalnızca İslam dönemiyle sınırlı olmayan, antik çağlardan itibaren farklı inanç geleneklerine ev sahipliği yapan köklü bir manevi geçmişe sahip olduğunu belirtti. Çatalhöyük’ten Listra Antik Kenti’ne, Bizans ve Hristiyanlık dönemlerinden Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerine uzanan tarihsel çizginin birlikte değerlendirilmesinin önemini vurgulayan Hunkan, organizasyonun farklı dönemlerin inanç unsurlarını ve manevi şahsiyetlerini alanında uzman araştırmacılarla bir araya getirdiğini ifade etti. Tarih Bölümü Başkanı ve Uluslararası Rumi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Mustafa Akkuş, Anadolu’nun Türkleşmesi ve İslamlaşmasında manevi şahsiyetlerin belirleyici rolüne işaret etti. Sempozyumda Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinin yanı sıra Cumhuriyet döneminde Konya’ya hizmet etmiş ailelerin, müderrislerin ve tarihî şahsiyetlerin de ele alındığını belirten Akkuş, bazı şahsiyetlerin torunlarının programa katılarak aile büyüklerine ilişkin hatıralarını paylaştığını aktardı. Akkuş, sempozyumda 100’e yakın bildirinin yer aldığını, bunlardan 70’ten fazlasının yüz yüze sunulduğunu belirtti. Bilim Kurulunun değerlendirmesinden geçen 92 bildirinin programa alındığını ifade eden Akkuş, yüz yüze katılamayan akademisyenler için çevrim içi oturumlar düzenlenerek bildirilerin sunulmasına imkân sağlandığını kaydetti. Organizasyona akademisyenlerden, dinleyicilerden ve aile büyüklerinin anlatılarını dinleyen Konyalılardan olumlu geri dönüşler geldiğini de sözlerine ekledi. Sempozyum bildirilerinin dönemlere göre dağılımı hakkında bilgi veren Akkuş, Eski Çağ’a ilişkin sunumların yanında Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerine yönelik çalışmaların ağırlık taşıdığını belirtti. Osmanlı dönemine ait bazı özgün vakfiye ve belgelerin ilk kez paylaşıldığını aktaran Akkuş, bildirilerin oturumlarda yapılan tartışmalar doğrultusunda yazarları tarafından gözden geçirilerek yeniden teslim edileceğini söyledi. Bildirilerin yıl sonuna kadar üniversitenin internet sitesinde dijital olarak yayımlanmasının hedeflendiğini belirten Akkuş, sponsorların desteğiyle hazırlanacak basılı bildiri kitabının ise gelecek yılın ilk aylarında, en geç mart ayına kadar araştırmacıların ve okurların erişimine sunulmasının planlandığını ifade etti. Sempozyumun kurumlar arası iş birliği ve akademik titizlikle gerçekleştirildiğini vurgulayan Akkuş, organizasyona katkı sunan kurumlara teşekkür etti. Eğitim-Bir-Sen’in ulaşım ve konaklama giderlerine sağladığı desteğin yanı sıra Konya Büyükşehir Belediyesi ve Meram Belediyesinin ikram katkılarının da organizasyona destek olduğunu belirtti.