Meram Tıp Fakültesi

DOÇ.DR. ÖZCAN ÇENELİ

NECMETTİN ERBAKAN ÜNİVERSİTESİ
Meram Tıp Fakültesi
Dahili Tıp Bilimleri Bölümü
İç Hastalıkları Anabilim Dalı

E-posta : cenelio@yahoo.com
Projeler
1. İmatinip dirençli KML olgularında BCR-ABL1, MORN2, PTCRA, ANKRD35, DNAH9 ve MAGEC1 gen mutasyonlarının araştırılması.
Kronik Miyeloid Lösemi (KML) kemik iliğinde myelositer seri hücrelerin anormal çoğalmasıyla karakterize olan bir miyeloproliferatif neoplazmdır. KML erişkin lösemilerin yaklaşık 15-20’sini oluşturur. Tüm dünyada yıllık insidansı yaklaşık 1-2/100.000’dir. Ayrıca KML, genetik olarak patogenezi ilk tespit edilen ve patogeneze özgü hedef tedavinin başarıyla uygulanabildiği ilk kanser türüdür. KML hastalığında 9. kromozomda (9q34) yer alan Abelson Murine Leukemia (ABL) geni ile 22. kromozomda (22q11) yer alan BCR (Breakpoint Cluster Region) geni arasında oluşan resiprokal translokasyon [t(922)(q34q11)] sonucunda oluşan Philadelphia (Ph) kromozomu patogenezden sorumludur. Olguların 95’inde Ph kromozomu tespit edilmektedir. Ph kromozomu üzerinde translokasyon sonucu oluşan BCR-ABL1 füzyon geni ürünü olan füzyon proteini , düzensiz ve aşırı tirozin kinaz aktivitesi ile myeloid hücrelerde hücresel farklılaşmayı etkilemekte, proliferasyon artışına ve apopitozisin inhibisyonuna yol açmaktadır. Günümüzde KML tedavisinde BCR-ABL1 tirozin kinaz proteinine spesifik inhibitör ilaçlar (TKİ) geliştirilmiştir ve başarıyla kullanılmaktadır. Bu ilaçlardan ilki ve en önemlisi İmatinib’dir. İmatinib, BCR-ABL1 füzyon proteininin ABL1 kinaz bölgesine bağlanmakta ve tirozin kinaz aktiviteyi spesifik olarak inhibe etmektedir. KML’de tirozin kinaz inhibitörlerine karşı dirençten sorumlu olan mekanizmalar BCR-ABL 1 kimerik geni ile ilgili olarak füzyon geninin amplifikasyonu, füzyon geninin artmış ekspresyonu ve özellikle en sık olarak ta genin ABL1 kinaz dizisinin mutasyonları gösterilmektedir. Ayrıca BCR-ABL1’ den bağımsız olarak ilave genetik anomalilerin gelişmesi ile lösemik hücrelerin yeni bir klonal evolüsyona uğraması da TKİ’lere yanıtsızlıkta sorumlu olduğu düşünülmektedir.Bu bilgilerden yola çıkarak,bu çalışmada İmatinib direnci gösteren ve göstermeyen hasta gruplarında ABL1 kinaz bölgesinin nokta mutasyonlarının araştırılması Sanger sekans yöntemiyle gerçekleştirilecektir. Hastaların verdiği rutin kontrol kanlarından artakalan kısmıyla önce mRNA, ardından cDNA izolasyonu yapılacaktır. Daha sonra ABL1 kinaz bölgesi polimerize zincir reaksiyonu (PZR) ile çoğaltılıp, Sanger sekans yöntemiyle dizilenecektir. Ayrıca son literatürde belirlenmiş olan aday genlerin spesifik nokta mutasyonları (MORN2, PTCRA, ANKRD35, DNAH9 ve MAGEC1) hastanın kanından DNA izolasyonu yapılıp, gerçek zamanlı PZR (RT-PZR) yöntemiyle değerlendirilecektir.İlaç direnci olan olgularda ilgili mutasyonlar tespit edilirse, tedaviye başlanmadan, yeni tanı almış hastalarda bu mutasyonların araştırılmasının rutine konmasıyla hastaların gereksiz ilaç ve yan etkilere maruziyetinin giderilmesi, tedavi ve hastalık prognozunun belirlenmesi, uygun tedavi seçenekleri ile hem hastanın yaşam süresi ve kalitesinin arttırılması hem de ülkemize hasta giderleri açısından ekonomik katkı sağlanması beklenmektedir.
Devam Ediyor
Aktif